|
|
 |
|
*HER DERDİN DEVASI BİTKİLER* |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
HER DERDİN DEVASI BİTKİLER
Her derdin devası doğada var. Romatizmadan astıma, cilt güzelliğinden bağağrısına kadar...
İşte bu 30 bitkilerle güzelleşin ve sağlığınıza kavuşun...
ACI BADEM YAĞI: Öksürük kesici idrar arttırıcı, kurt düşürücü ve şeker hastalığı için kullanılır. Kuru ve çatlak cilt bakımında etkilidir. Stres ve yorgunluk için masaj yağı olarak kullanılır.
KULLANILIŞI: Bir çay bardağı suya 2 damla damlatılarak günde 3 defa alınır.
UYARI: Yüksek miktarlarda alınması zararlıdır.
ADAÇAYI YAĞI: Bebeklerde gaz giderici, mide gazı giderici,ter kesici ve idrar arttırıcı etkileri vardır. Astım ve bayanlarda adet düzensizliklerinde etkili. Cilt bakım ve temizliğinde kullanılır. On iki parmak bağırsağındaki yaralara da faydalıdır.
KULLANILIŞI: Bir çay bardağı suya 3 damla damlatılarak günde 1 defa içilir. Yara üzerine direkt tatbik edilebilir.
UYARI: Günde 3 damladan fazla içilmez. Fazla kullanımı epilepsi ve krampa yol açabilir.
ANASON YAĞI: Bebeklerde gaz giderici, mide gazı giderici, ter kesici ve idrar arttırıcı etkileri vardır. Astım ve bayanlarda adet düzensizliklerinde hormon dengelenmesinde kullanılır.
KULLANILIŞI: 2-10 Damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa kullanılır.
UYARI: Daha yüksek miktarda alındığı zaman hafif bir sarhoşluk sonra uyku meydana getirir.
ARDIÇ YAĞI: Kalp yetmezliği soğuk algınlığı ve romatizmal hastalıklarda kullanılır. Burkulma ve çarpma gibi kazalarda ağrı kesici ve hareket kabiliyetini artırıcı özelliği vardır. Astım hastalarında ve idrar tutamayan çocuklarda faydalıdır
KULLANILIŞI: Bir çay bardağı suya 5 damla damlatılarak alınır.
UYARI: Hamilelikte kullanılmamalıdır. Fazla alındığı taktirde böbrekleri tahriş eder ve idrar yollarında kanamaya sebep olur.
ARDIÇ KATRAN YAĞI: Tüm mantar hastalıklarında cilt kaşıntılarında sedef ve egzamada varis ve ağrılarında uyuz ve benzeri tüm cilt problemlerinde kullanılır
KULLANILIŞI: Kullanılacak doku defne sabunu ile yıkanır. İnce tabaka halinde cilde sürülür.
BERGAMUT ESANSI: Stres ve yorgunluğu giderici ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiricidir. Egzama tedavisinde de kullanılır. İştah arttırıcı ve safra söktürücü etkisi vardır.
KULLANILIŞI: Bir fincan suya 2-3 damla damlatılarak, günde 2 defa kullanılır.
ISIRGAN TOHUM YAĞI: Saç dökülmesinde, romatizmada, hücre yenileyici, kan temizleyici olarak, miyom küçültücü olarak kullanılır.
KULLANILIŞI: Bir fincan suya 5 damla damlatılarak günde 2 defa kullanılır. Haricen cilde masaj yapılarak kullanılır. Saç diplerine friksiyon yapılır.
JOJOBA YAĞI: Cildi yumuşatır. Çizgileri ve kırışıklıkları azaltmak için kullanılır. Kuru ciltleri nemlendirir. Akneleri giderir. Kuru ve kırık saçları besler parlaklık verir. Saç şekillendirici olarak kullanılır.
KULLANILIŞI: Saçlara friksiyon yöntemi ile cilde masaj yapılarak kullanılabilir.
KANTARON YAĞI: Hazmı kolaylaştırıcı ve iştah açıcı özelliklere sahiptir. Ateş düşürücü etkisi vardır. Ülser ve gastritte iyileşmeyi hızlandırır. Yara ve yanıkları iz bırakmadan iyileştirir.
KULLANIIŞI: Günde 2 defa öğle ve akşam yemeklerinden önce 5-6 damla alınmalıdır.
KARABAŞ YAĞI: Damar sertliğine kolestrol ve şekere faydalıdır. Uykusuzluğu giderir. Balgam söker zindelik verir, egzama yaralarına iyi gelir. Sivrisinek kovucudur
KULLANILIŞI: Günde 2’şer damla sabah akşam yarım fincan
KARANFİL YAĞI: Ağız ve mide kokularını giderir. Sinirleri uyuşturur, antiseptik ve ağrı kesici olarak kullanılır. Diş ağrılarında etkilidir. Dişeti çekilmesi ve iltihaplarında faydalıdır. Haşere kovucudur
KULLANILIŞI: 1 fincan suya 2 damla damlatılarak içilir. Diş ağrılarında pamuk üzerine damlatılarak diş üzerine tatbik edilir.
KAYISI YAĞI : Akneleri temizler. Yaşlanma ile ortaya çıkan kırışıklıkları giderir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Parazit problemlerinde kullanılır.
UYARI: Kayısı yağı cilde sürdükten sonra güneşe çıkılmamalıdır, ters etki yapar.
KEKİK YAĞI: Bronşit, nezle, grip, solunum yolu rahatsızlıklarına dişe eti iltihaplarına iyi gelir. Kurt düşürücüdür. Alyuvar oluşumunu arttırır. Şeker hastalığına iyi gelir. Yara ve yanıklara antiseptik olarak kullanılır. Romatizmaya iyi gelir.
KULLANILIŞI: 2-3 damla yarım fincan suya katılarak veya şeker üzerine damlatılarak kullanılır. Parmak uçlarıyla masaj şeklinde tatbik edilir. Fazlası sakıncalı.
KETEN YAĞI : Menapoz sıkıntılarını giderir. Mide ağrılarını ve kabızlığı giderir. Sindirim sistemi iltihaplarında etkilidir. Zihin açıcıdır.
KULLANILIŞI: Bir fincan suya 5 damla damlatılarak içilir.
LAVANTA YAĞI: İdrar arttırıcı ve romatizma ağrıları dindirici etkileri vardır. Baş ağrısı stres ve kas ağrıları için iyi gelir ayrıca güve ve sivrisinekleri uzaklaştırmak için kullanılır. Akneleri ve vücuttaki kötü kokuları giderir. Cilde sürüldüğünde ateşi düşürür. Saçtaki sirkeleri gidericidir.
KULLANILIŞI: Bir çay bardağı suya veya bir şeker parçası üzerine 3-4 damla damlatılarak alınır. Ayrıca cilde masaj yapılarak kullanılır.
KAKAO YAĞI: Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar. Böbrek iltihabını giderir. Besleyici, uyarıcı, iştah açıcı ve kuvvet vericidir. Haricen basur kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için kullanılır.
KULLANILIŞI: Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.
LİMON YAĞI: Grip ve soğuk algınlığına karşı korur. Hafızayı güçlendirir. Boğaz ağrısı mide yanması kan temizleme ve böbrek taşında, bağdokusu hastalığında kas kuvvetlendirir. Diş etini kuvvetlendirir. Sivilceleri giderir.
KULLANILIŞI: Balla tatlandırılmış suya 2 şer damla damlatılarak günde 3 defa gargara yapılıp yutularak kullanılır. Tonik olarak kullanımda bolca masaj yapılarak sürülür.
MELİSSA YAĞI: Yatıştırıcı, gaz söktürücü terletici ve antiseptik etkilere sahiptir. Baş ağrısı ve migrende soğuk algınlığında , kas ağrılarında faydalıdır. Mide ülserine iyi gelir. Beyin damarlarını açar cilt temizliğinde cildi güzelleştirir
KULLANILIŞI: Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak alınır.
MERSİN YAĞI: Yağlı tahriş olmuş ve iltihaplı ciltler için kullanılır. Hemoroid tedavisinde ve şeker hastalığına karşın etkilidir. Nefes açıcı özelliğe sahiptir. Gerginliğe ve uykusuzluğa iyi gelir. Adale kuvvetlendirici ve spor sakatlıklarında masaj için çok uygundur
KULLANILIŞI: Dahilen günde 1 fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj şeklinde kullanılır.
NANE YAĞI: Mide bulantısını keser. Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürücüdür. Baş ağrılarına iyi gelir. Selülit tedavisinde kullanılır. Anne sütünü arttırır.
KULLANILIŞI: Günde 3 defa bir şeker parçası üzerine 2-3 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj yapılarak sürülür. Fazla miktarda kullanılması sakıncalıdır
OKALİPTÜS YAĞI: Kabızlık, öksürük, sinüzit, şeker hastalığı, romatizma ve selülite etkilidir.
KULLANILIŞI: Bir fincan suya 5 damla damlatılarak balla tatlandırılıp içilir ya da masaj yapılır.
PAPATYA YAĞI: Duyarlı ve problemli ciltler için yaraları iyileştirici ve cildi besleyen özelliğe sahiptir. Bademcik ve diş iltihabında kullanılır
KULLANILIŞI: Bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak gargara yapılır. Cilde masaj şeklinde tatbik edilir. UYARI: İçilmesi sakıncalıdır.
PORTAKAL YAĞI: Mide rahatsızlıklarını geçirir. Hazmı kolaylaştırır. Ateş düşürücüdür. Romatizmada faydalıdır. Cildin güzel olmasını sağlar. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır. Cildi sıkılaştırır. Sivilce ve akneleri kurutur
KULLANILIŞI: Yarım fincan suya 3 damla damlatılarak. Günde 3 defa kullanılır. Ya da cilde masaj yapılır.
REZENE YAĞI : Midevi şişkinlik, hazımsızlık rahatsızlıklarını giderir. Gaz söktürücü ve anne sütünü arttırıcı etkisi vardır. Yara iyileştirici özelliğe sahiptir. Cildi besler ve pürüzleri giderir
KULLANILIŞI: Dahilen bir fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen yara üzerine sürülür.
SARIMSAK YAĞI : Mikrop öldürücüdür. Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Kanı temizler. Ayrıca saç uzamasını sağlar, dökülmesini önler, saçkıran hastalığına iyi gelir.
KULLANILIŞI: Bir fincan suya, 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa içilir veya cilde masaj yapılır.
TATLI BADEM YAĞI: Kuru ve çatlak ciltleri çok olumlu etkiler ve pürüzlerini giderir. Ayrıca saç besleyici olup dökülmesini önler. Kabızlık giderici özelliğe sahiptir
KULLANILIŞI: Saç diplerine parmak uçlarıyla friksiyon yapılır. Kabızlık için günde 1 çay kaşığı içilir.
SUSAM YAĞI: Dahilen müshil, haricen ise özellikle kuru ciltlere kirpik, kaş ve saçlara rahatlıkla kullanılır. Şeker hastalığında da kullanılmaktadır. Yanıklarda iyileştirme özelliği vardır.
KULLANILIŞI: Her sabah aç karnına bir çay kaşığı içilir. Müshil olarak ta bir çay kaşığı alınır. Cilde ve saça masaj şeklinde uygulanır.
ÇAM TEREBENTİN YAĞI: Bel soğukluğunda ve idrar yolu hastalığında kullanılan etkili bir antiseptiktir. Saçı besler. Dökülmeyi önler kepeği giderir
KULLANILIŞI: Günde 1-2 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak alınır. Saç diplere
masaj yaparak kullanılır. 200 grlık şampuana 20 damla damlatılarak kullanılır
UYARI: Böbrekte tahriş yaptığından böbrek rahatsızlığı olanlar içmemelidir.
MENEKŞE YAĞI: Cilt hastalıkları, egzama, dermatit ve uyuzda kullanılır. Mikrop kırıcıdır, saç dökülmesine karşı etkilidir. Kuru saçları nemlendirir.
KULLANILIŞI: Cilde masaj yapılarak saça friksiyon şeklinde kullanılır.
YASEMİN YAĞI : Romatizma ağrılarında, cilt besleyici temizleyici ve selülit giderici olarak kullanılır.
KULLANILIŞI: Cilde masaj şeklinde uygulanır.
Bu sos hastalıklara karşı adeta kalkan
Ceviz içi, kurutulmuş kırmızı biber, zeytinyağı ve nar ekşisi karıştırılarak elde edilen bu sos, hastalıklara karşı müthiş bir kalkan.
Tabii bu hengâme içinde gribe karşı faydası tartışılmayan şeyler de var. Mesela kırk yıllık tavuk çorbası bir anda kıymete biniverdi. Tabii üzerine bol miktarda acıyla!
Türk mutfağında hangi yöreye gidilirse gidilsin acı tatların edindiği ayrıcalıklı yeri görmek hiç de zor değil. Faydaları ise saymakla bitmez. Hepimizin korkulu rüyası grip salgınından sonra, acının sofralarımızdaki yeri biraz daha perçinleneceğe benziyor. Peki damak tadımız açısından yeri değişilmez olan acının faydaları nelerdir ve acıyı neyle, nasıl yemeliyiz?
Beslenme uzmanı Nil Şahin Gürhan özellikle çorbada, salatada ve hatta pilavda bile kullandığımız kırmızı acı biberin birçok faydası olduğunu söylüyor. Kırmızıbiberin içinde bulunan ve ona rengini veren maddeler, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve içindeki C vitamini de demir emilimini artırıyor. Kansızlığa iyi geliyor. İçindeki A ve C vitaminleri metabolizmanın hızlanmasına katkı sağlıyor. Nil Şahin Gürhan, gribe karşı sıvı alınmasının çok önemli olduğunu, acı yemenin su tüketimini de artıracağını söylüyor. Ayrıca Gürhan, aldığımız gıdalardaki acıyı bir anda artırmak yerine, azar azar sürekli alınmasını tavsiye ediyor ve tek başına tüketmek yerine yemeklerin ya da salatanın içinde yenilmesini öneriyor. Acının mideye iyi geldiğine dair söylentiler olsa da, midesinden rahatsızlığı olanların acı yerken biraz daha dikkatli olmalarının da faydalı olacağını söylüyor.
Yemekte acı, yanında acı salata
Yüzlerce baharatın bulunduğu ülkemizde acı sadece yemeklerimizde yer almıyor. Birbirinden çeşitli baharatlarla yapılan soslar ve salataları da sofralarımızdan eksik etmiyoruz. İstanbul Fatih'teki Akdeniz Hatay Sofrası, acının her türlüsünü çok rahat bulabileceğiniz bir mekân. Özellikle kurutulmuş kırmızıbiber kullanılarak yapılan birbirinden güzel acı sos ve salatalar hem mideye, hem de göze hitap ediyor. Belki yolunuz düşer dedik ve bu lezzetlerden bazılarını size tanıtmak istedik:
Cevizli muhammara: Kahvaltıda tüketilen bu acı sos, özellikle sıcak tutmasıyla kış için birebir. Ceviz içi, kurutulmuş kırmızı biber, zeytinyağı ve nar ekşisi karıştırılarak elde edilen bu sos, hastalıklara karşı müthiş bir kalkan.
Aşur: Buğday, kurutulmuş kırmızıbiber ve haşlanmış kuzu gerdanı dövülerek yapılıyor. Üzerine kimyon ve tereyağı dökülerek servis ediliyor. Lezzetli olmasının yanında bir o kadar da sağlıklı.
Baharatlı, zeytinyağlı kahvaltılık sos : Zeytinyağıyla servis edilen ve kahvaltıda tüketilen bu baharat, yeşil zahter, kavrulmuş buğday, sumak, nohut ve susam, taş değirmende öğütülerek elde ediliyor.
Soslu zahter salatası: Yeşil zahter, yeşil soğan, maydanoz, kırmızıbiber doğranıp, üzerine yeşil zeytin ilave edilerek nar ekşisi ve zeytinyağıyla servis edilen bu salata hem sofraları renklendiriyor, hem de sağlıklı beslenmenize katkı sağlıyor.
Zengin sosu: Kurutulmuş kelle baş (kırmızı) biber dövülerek büyük bıçakla ince ince doğranır, içine kuru soğan, nane, zahter (dağ kekiği), tuz ve zeytinyağı koyularak bu karışım elde edilir.
Soslu biberli ekmek: Sıcak lavaş ekmeği üzerine zeytinyağı, biber salçası, fesleğen, zahter karışımından elde edilen sos sürülerek servis edilir.
Baharat: Kırmızı pul biber, toz biber, kimyon, karabiber, kurutulmuş zahter.
Hangi yiyeceklere hangi acı baharatlar?
Gurme Mehmet Yaşin: Kişiden kişiye değişse de ben kurufasulye gibi bakliyatlarda kırmızıbiberin, çorbalarda karabiberin kullanılması taraftarıyım. Özellikle de tavuk suyu ve şehriye çorbasında. Tavuk suyu çorbanın gribe iyi geldiğinin neredeyse bilimsel olarak açıklaması var, karabiberle takviye edildiğinde de daha faydalı oluyor. Ezogelin ve mercimekte ise kırmızıbiber tercih edilebilir. Acının dozu ise tamamen subjektif bir ölçüdür, kişinin kendi isteğine göre değişir. Salatalarda ise ezme gibi kaşık salatalarda ben kırmızı pul biberi tercih ederim. Çoban salatada acı yeşil biber. Yeşil yapraklı salatalarda ise acıyı pek tercih etmiyorum.
Gurme Ayfer Ünsal: Kurufasulyenin ve lahmacunun içine pul biber harika olur. Aynı şekilde mercimek ve ezogeline de kırmızıbiber yakışır. Acı konusunda yanlış bildiklerimiz var. Mesela kırmızıbiber salçası öyle her şeye gitmez. Güney tarafının yaptığı pirinci çok, eti az dolmalar ya da kısır biber salçasız olmaz. Çünkü biber salçası bulgura çok yakışıyor. Ancak her yemeğe biber salçası koymak doğru değil. Karabiberle kırmızıbiber de tamamen farklı şeylerdir. Karabiber acılık vermez. Ben karabiberin sadece kokusu için kullanılması taraftarıyım, acısı için değil. Çok iyi lezzet alanlar bunu fark eder.
Yaşamı uzatan on özel meyve...
Asırlık yaşamların adası Okinawa’da, insanlar sürekli meyve yiyor. Ancak meyveyi de limitsiz tüketmiyorlar. Onlar için bir porsiyon meyve; iki kiraz veya bir dilim anastan oluşuyor
Okinawa"da insanlar, bol bol meyve yiyor. Mümkünse kabuklarıyla birlikte tüketilen meyveler, vücut sağlığının en önemli yapı taşları olan vitamin, mineral, lif içeriyor. Fransız gazeteciler Anne Dufour ve Laurence Wittner, "OkinawaRejimi" adlı kitapta Okinawalı asırlıkların her gün 2-4 porsiyon meyve yediğini söylüyor: “Bir porsiyon meyve, bir elma ya da iki kirazdır. Birinden ya da diğerinden birer kilo demek değildir. Peki bir porsiyon meyve ne kadardır? Orada bir meyve (elma, armut, portakal) veya iki küçük meyve (çilek, erik) ya da 100 gram kızıl meyve, 100 gram üzüm, bir dilim ananas veya bir dilim karpuz da bir porsiyondur.
PORTAKAL
Okinawa"da en fazla tüketilen meyveler arasındadır. Portakalı C vitamini ile dolu olmasından bilirsiniz ama hepsi bu değil. Bütün turunçgiller gibi yeterli oranda kalsiyum taşır ve aynı zamanda anti-kolesterol lifler taşır. Ve unutmayın, meyve en iyi tatlıdır.
ANANAS
Egzotik meyvelerin başında gelir. Düşük kalori yoğunluğuyla ilgi çeker. Sindirim proteinlerini üreten, özellikle balık ve ette bulunan "bromelain" adında bir enzim içerir. Bu enzim kan pıhtılaşmasını dengeler ve kalbi korur. Bundan başka midede kanserojen maddelerin birleşmesine engel olan enzimleri içerir ve mideyi korur.
AVOKADO
Kalori yoğunluğu çok yüksektir fakat günlük mönüde yer alacak iyi bir adaydır. Çünkü, yağları çok yararlıdır (zeytinyağı kadar iyidir) ve diğer yandan kalp için iyi bir kozdur. Örneğin, lifleri, E vitamini anti-kolesteroldür ve çok iyi bir antioksidandır.
ELMA
Kolesterolü ve tansiyonu düşürür. Düzenli olarak belli oranda tüketmek anti-aging etkinlik sağlar, kandaki şeker oranını düzenler ve diyabetin hızlandırdığı erken yaşlanmayı engeller. Bağışıklık sistemini güçlendirir, her gün yemek çok iyidir. Eklem ve romatizma ağrılarını keser. Kabızlığı engeller ve ishali keser.
ERİK
Okinawa"da, genellikle salamurası yapılır ve macun kıvamında kullanılır. Sade bir şekilde pirinç ya da çaya eşlik eder. C vitamini konusunda alçakgönüllüdür ama kan damarlarını güçlendiren, etkililiğini artıran ilgi çekici unsurlarca zengindir. İdrar sökücüdür, bağırsakları yumuşatıcı etkisi vardır. Mineralden zengindir ve iyi bir anti-aging kaynağıdır!
KARPUZ
Serinletici etkisi dışında, su içeriğiyle rekor kırar, ama diğer nitelikleriyle de bilimsel olarak ilgi çeker. Yüksek oranda keratin içerir, (portakal renginde bir kavun seçin), lif olarak zengindir ve anti-aging"dir. Diğer meyve ve sebzeler gibi sayısız kanser ve kardiyolojik hastalıklardan korunmada etkilidir.
GOYA
Acı karpuz, goo-fo olarak da adlandırılır. Bizdeki sakız kabağına benzer. Kalori yoğunluğu düşük, vitamin ve lifler açısından zengin olduğu için çok sık tüketilir. Yemeklerin şeker verimlerini yavaşlatır ve kandaki şeker oranını düşürür. Acılığı sindirim sistemini yatış-tırmaya yardımcı olur, özellikle de karaciğeri. Sağlık ve güzellik için mükemmeldir.
JAPON ARMUDU
Bir nevi elmadır ama ağızda armut etkisi yapar. Japon armudu, bizim armudumuza çok yakındır, yararları ve taşıdığı besin değerleri açısından da. Bileşimi çok dengelidir, nitelik ve makul bir mineral yelpazesine sahiptir, kalori olarak kusursuzdur.
KİRAZ
Kiraz zamanı, Okinawa"da en güzel mevsimdir. Kiraz, pigment olarak güçlü koruyucuları sayesinde kılcal kan damarlarını korur. Vücudun diğer bölümlerine dağılan (ayaklar, eller, gözler) flavonoid"ler olarak adlandırılan bu pigmentler, kan dolaşımını destekler ve organların düzenlenmesini sağlar. Bu, yaşlılıkla savaşmada önemlidir.
LİMON
Bütün turunçgiller gibi limon da sağlığa olan çok büyük katkılarıyla tanınır. Vitaminler ve flavonoid"lerle kan damarlarını güçlendirir. Kan dolaşımı yoluyla organlarımıza, hücrelerimize tıpkı benzin gibi güç verir ve vücudun yaşamsal vitamin materyallerini sağlar. Üstelik kanserden korunmada da önemli bir yeri vardır. Bütün yemeklerimize biraz limon suyu katarak onun faydalarından yararlanabiliriz, çünkü limon kandaki şeker oranını ve aynı zamanda kan basıncını düşürür.
İşte mucizevi mutluluk meyvesi
Her zerresinde ayrı bir şifa var... Cinsel gücün kaynağı onda. Bu yüzden ona 'mutluluk meyvesi' de deniyor. İşte mucizevi meyve...
Goji küçük yumuşak meyveleri olan 1,700 yıl boyunca Tibet'te üretilen çalı formunda sulu ve tatlı bir bitki. Tadı biraz yabanmersini biraz da kirazı andırıyor.
Tibetliler yüzlerce yıl gojiden yaptıkları ilacı, böbrek ve karaciğer tedavisinde kullandılar. olesterolü ve kan basıncını düşürür. Kanı temizler... Her parçasında ayrı bir şifa var. Parlak meyvesi yenilir. Yapraklarından, şifa kaynağı bir çay elde edilir. Yaprakları ve sapları aynı zamanda yağ kaynağıdır... Posasından ise güzellik kremi yapılır. Kurusu, kuru üzüm gibi tüketilebilir.
TÜRKİYE'DE BALKONUNUZDA BİLE YETİŞTİREBİLİRSİNİZ
Türkiye'de üretimine yeni yeni başlanan Goji, iklimsel olarak da ülkemize uygun... Goji "-27" derece sogukluğa ve "+42" derece ve dahada sıcakları tolere edebilir. Açık ve kapalı mekanlarda meyve verir. 2 yıl içinde %80 verimlilikle meyve alınır.
MRE ÖMÜR KATAN MEYVE
Goji “Uzun Ömür Meyvesi” olarak bilinir. İçerisinde ana molekül olan polisakkaritler ve güçlü antioksidanlar sayesinde serbest radikallerin uğratacağı zararlara ve erken yaşlanmaya karşı vücudunuzu korur.
Goji hipofiz bezinden salgılanan insan büyüme hormonu (hCG, gençlik hormonu) salınımını arttırır. hCG’nin olumlu etkileri pek çoktur: vücut yağ oranını azaltır, uyku düzensizliklerini engeller, hafızayı güçlendirir, iyileşme hızını arttırır, vücuda daha genç, diri bir görünüm kazandırır.
CİNSEL GÜCÜN KAYNAĞI
Goji Asya tıbbında yer alan başlıca cinsel güç arttırıcı bitkidir. Efsanevi olarak cinsel arzuyu tetiklediğine inanılır. Eski bir Çin atasözü evinden ve karısından uzaklara gitmek zorunda olan erkekler için “Kim ki evinden yüz kilometre uzağa gidecekse Goji yememelidir!” der. Bu yüzden 'mutluluk meyvesi' olarak da adlandırılır.
Modern bilimsel çalışmalar ise Goji’nin kandaki testosteron seviyesini belirgin bir şekilde arttırarak her iki cinste de cinsel gücü arttırdığını göstermektedir.
GÖZLER İÇİN BİREBİRDİR
Çin’de tarih öncesi zamanlardan beri Goji meyveleri bazı görme problemlerinin giderilmesinde oldukça popülerdir. Modern Çin bilim adamları Goji’nin karanlığa uyum süresini belirgin olarak kısalttığını bulmuşlardır. Ayrıca az ışıklı ortamlarda da görüş kalitesinin arttırır.
Goji alan hastalarda görüş alanındaki siyah noktalarda belirgin azalma saptanmıştır. Goji içerisinde yer alan güçlü antioksidan karotenoidler sayesinde makula dejenerasyonu ve katarakt engellenebilir
BAŞ AĞRISINI YOK EDER, İYİ BİR UYKU ÇEKTİRİR
Geleneksel Çin tıbbında baş ağrısı ve sersemlik hissinin böbrek Yin (yaşam özü) ve Yang (fonksiyon) yetersizliğineden kaynaklandığına inanılır. Goji Yin/Yang dengesinin ayarlanmasında en çok kullanılan bitkidir.
Goji tüm Asya’da uzun süredir insomnia (uykusuzluk) doğal tedavisinde kullanılmaktadır. Yaşça büyük insanlar üzerinde yapılan bazı tıbbi araştırmalarda, Goji alan tüm hastalarda uyku kalitesinde iyileşme bildirilmiştir.
KOLESTROLÜ DÜŞÜRÜR, KAN SEVİYESİNİ DENGELER
Goji, kolesterol seviyelerini düşüren beta-sitosterol maddesi içerir. Ayrıca antioksidanları sayesinde kolesterolün oksidasyonunu ve damar duvarında plak oluşturmasını engeller. Goji içerisindeki flavonoidler ise atar damarlarınızın açık kalmasını ve elastikiyetinin korunmasını sağlar.
Uzun yıllardır Çin’de erişkin tip diyabet tedavisinde kullanılan Goji’nin polisakkaritleri sayesinde kan şekerini ve insülin cevabını düzenlediği görülmüştür. İçeriğinde yer alan betain maddesinin de özellikle diabet hastalarında sıkça görülen karaciğer yağlanması ve damar rahatsızlıklarını önlediği bilinmektedir.
EN DEĞERLİ ŞEYİ; DNA'NIZI KORUR
DNA vücudumuzdaki en önemli yapıdır. Atalarımızdan miras kalan tüm özelliklerimizin bulunduğu şablonumuz olmasının yanı sıra vücudumuzdaki on tirilyon kadar hücrenin yenilenmesi gerektiğinde, sağlıklı ve aslına uygun kopyasının üretilmesini sağlar.
Kimyasallar, kirlilik ve serbest radikallere maruz kalan DNA hasarlanır ve kırılabilir ve sonuç olarak genetik (kalıtsal) mutasyonlara, kansere ve hatta ölüme sebebiyet verebilir. Goji’deki betain ve ana molekül olan polisakkaritler hasarlı DNA’nın tamiri ve restorasyonunu gerçekleştirir.
TÜMÖRÜ DURDURUR, KEMOTERAPİ ETKİSİNİ YOK EDER
Bir hücresel protein olan Interlökin-2 (IL-2) bir çok kanser türünde oluşan anti-tümör cevapların oluşmasını sağlar. Çin kaynaklı araştırmalar Goji polisakkaritlerinin IL_2 üretimini arttırdığını göstermiştir. ABD’de IL-2, 1983 yılından beri bazı kanser ve AIDS hastalığının tedavisinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Goji ayrıca, tümör hücresinin ölümüne neden olan apopitoz olayını hızlandırır.
Bir çalışmada, Akciğer kanser tedavisi sırasında uygulanan radyasyon etkisinin Goji alımıyla arttığı böylece uygulanan radyasyon dozunun azaltılabileceği gösterilmiştir. Bir başka çalışma Goji’nin radyoterapi ve kemoterapiye bağlı istenmeyen yan etkileri azalttığı gösterilmiştir.
KARACİĞERİ KORUR
Goji çok bilinen bir karaciğer hücre koruyucusu olan serebrozid içeriği sayesinde, yüksek toksik etkisi olan klorlanmış hidrokarbonlara karşı dahil koruma sağlar.
SABAH BULANTILARINI ÖNLER
Çinde sıcak Goji çayı özellikle gebeliğin ilk üç ayındaki kadınlarda sabah sıkıntılarının önlenmesinde kullanılmaktadır. Bu çayın içilmesi hızlı ve etkili bir çözümdür. 60 gram kaliteli goji suyunun üzerine sıcak su eklenmesiyle de hazırlanabilir.
DOĞURGANLIĞIN KAYNAĞIDIR
Goji çok uzun zamandır Asya’da kadın ve erkek infertilite (kısırlık) tedavisinde kullanılmaktadır. Kadınlarda benzersiz bir şekilde Ying düzenlemesi (doğurganlık özü) gerçekleştirdiğine inanılır.
Erkeklerde ise, goji polisakkaritlerinin sperm hücrelerinin ömrünü uzattığı ve testisteki hücrelerin strese bağlı azalmalarını ve ölümlerini engellediği gösterilmiştir.
İYİ BİR HAFIZA İÇİN MUCİZE ETKİLERİ VAR
Goji Asya’da bilinen bir beyin güçlendiricidir. İçerdiği betain vücutta kolin maddesine çevrilerek beyindeki hafıza ve hatırlama fonksiyonlarında yer alır
MUTLULUK VERİR
Goji’nin sürekli olarak tüketiminin neşeli ve mutlu bir ruh hali sağlar. Bu nedenle Asya’da “mutluluk meyvesi” olarak da tanınır.
KANSERE KARŞI DERMANI VAR
Goji ile birlikte kanser ilacı kullanan hastalarda olumlu cevapların yalnızca ilaç kullanan hastalara oranla %250 oranında arttığı görülmüştür.
Malign melanom, böbrek karsinomu, kolorektal karsinom, nasofaringeal karsinom ve malign hidrotoraks gibi kanser hastalarının tedavilerinde inanılmaz derecede iyileşme sağlanmıştır. Goji ile tedavi gören hastaların remisyonu (iyilik hali) Goji almayan hastalardan belirgin olarak daha uzun olmaktadır.
HASTALIKLARA KARŞI VÜCUT DİRENCİNİ ARTIRIR
Serbest radikallerden olan süperoksit’in hastalıkların oluşumu ve ilerlemesinde önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir. Süperoksit vücutta bulunan süperoksit dismutaz enzimi sayesinde etkisiz hale getirilir. Ancak bu enzim yaş ile birlikte azalmaya başlar.
Goji alımının süperoksit dismutaz enzim değerlerini %40 oranında arttırdığı ispatlanmıştır.
KALBİ GÜÇLENDİRİR
Goji bir sesquiterpene olan ve kalp ile kan basıncı ayarlamalarına yardımcı olan cyperone içerir. Anthocyanin maddesi ise kalp damarlarının dayanıklılığını arttırır.
KİLO VERDİRİR
Asya’da yapılan bir anti-obesite (aşırı şişmanlık) çalışmasında, hastalara sabah ve öğleden sonra Goji verilmiştir. Sonuçlar çoğu hastanın belirgin kilo vermesi şeklide olmuştur. Bir başka çalışma ise Goji içerisndeki polisakkaritlerin alınan gıdaları yağ şeklinde depolanması yerine enerjiye dönüştürdüğünü göstermektedir.
|
Kansere karşı mutlaka MUZ tüketin
Kalın bağırsak kanserine karşı B6 vitamini etkili oluyor. B6 vitaminini doğal olarak alabileceğiniz gıdalardan biri de muz.B6 vitamininin, kalın bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltabileceği bildirildi. Amerikan Tıp Derneği’nin dergisi JAMA’da yayımlanan araştırmada bilim adamları, 2002- 2009’da yapılan 13 araştırmayı değerlendirdi. Kandaki pridoksal fosfat (B6 vitamininin etkin hali) seviyesinin artmasının kalın bağırsak kanserine karşı korucu etki sağladığı ve kanser riskinin, seviyenin artmasına bağlı olarak azaldığı sonucuna varıldı. B6 vitamini tahıllarda, kırmızı ve beyaz ette, nişastalı besinlerde, muz ve avokado gibi bazı meyvelerde bulunuyor.
|
|
|
|
|
|
|
|