|
|
 |
|
VUCUDUN SU İSTEMESİNİN NEDENLERİ |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Vücudun su istemesinin 46 nedeni
Yeni ve sağlıklı bir yaşama başlamanın formülü: Bir bardak su. Doğanın bu mucize ilacının yararları ve etkileri saymakla bitmiyor.
Suyun her zaman yararlı olduğunu herkes bilir. Peki Su, niçin doğanın en basit, en etkili, en güvenli ve en "yan etkisiz" mucizevi ilacıdır?
Hayatımızın en vazgeçilmez ama bilinçli olarak, öneminin asla farkına
varamadığımız birincil ögesi: Su!..
İranlı hekim Batmanghelidj, Su / Hasta Değil Susuzsunuz adlı kitabında tüm hastalıkların biricik nedeninin, vücudun susuz kalması olgusuna dayandığını öne sürüyor. Dr. Batmanghelidj, suyun bilumum hastalıklara iyi geldiğini, birçok ciddi hastalığın tedavi nedeni olan kronik gizli
dehidrasyonun (susuzluğun) fizyolojik etkisi ve metabolik
komplikasyonları bulunduğunu ileri sürüyor. Yazar, özellikle 15
milyon astımlı çocuğun yaşamlarını kurtarabilecek basit ve ucuz tedavi yönteminin 'su' dan geçtiğini ileri sürüyor. Ve insan vücudunun neden suya ihtiyaç duyduğunu sıralıyor.
Vücudumunuzun suya olan gereksinmesinin tam 46 nedeni varmış. İşte o nedenler:
1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonları nı önce bastırır,
sonra öldürür.
3- Su temel enerji kaynağıdır, vücudun "nakit akımıdır."
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.
6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmaları nın daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmaları nın) merkezi olan kemik
iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
8- Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta
besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik
aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu
enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli ögelerin emilimini artırır.
11- Bütün ögelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt
ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri "şok emici su yastıkları" na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için
vazgeçilmezdir.
21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için
vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma
oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde
bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.
41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve
sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.
42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonları nı bütünleştirir. Kara verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.
45- Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multiplskleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine
yardımcı olur.
Az su içenler daha çabuk yoruluyor
Vücuttaki bütün sistemler, organlar ve hücreler yeterli su olmadan fonksiyonlarını sürdüremezler.
Memorial Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Selahattin Türen, 22 Mart Dünya Su Günü öncesinde, ‘Su tüketiminin faydaları’ hakkında bilgi verdi.
Az su içenlerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozukluklukları görülebilir
Sağlıklı yetişkin bir erkekte vücut ağırlığının %60’ını, kadında %50’ sini su oluşturur. Bu oranlar yenidoğan bir bebekte %70- 75 iken yaşla birlikte azalır. İnsan beyninin %95’i ve akciğerlerin %90’ını su oluşturur. Vücuttaki bütün sistemler, organlar ve hücreler yeterli su olmadan fonksiyonlarını sürdüremezler. Hücre içinde gerçekleşen bütün hayati metabolik olaylar ancak hücre içinde su yeterli ise gerçekleşebilmektedir.
Vücut sıvısının %2 gibi küçük bir oranda azalması bile hafif yorgunluk, yakın hafizada hafif bozulma, dikkati toplamada ve yapılan işe odaklanmakta güçlüklere neden olur. Vücut sıvısının azalmasına basitçe “dehidratasyon” denir. Gün boyu devam eden hafif yorguluğun en sık nedenlerinden biri de hafif dehidaratasyondur.
Su neden yaşamın kaynağı?
• Vücutta taşıyıcı göreve sahip olan su, hücrelere besin ve oksijen taşır, atıkları uzaklaştırır.
• Böbreklerin toksik maddelerden temizlenmesine yardımcı olur.
• Kan ve lenf sisteminin büyük bir kısmını oluşturur.
• Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.
• Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur.
• Sıcak havalarda vücudu serin tutar ve soğuk havalarda vücut izolasyonu sağlar.
• Yeteri kadar tüketildiğinde, cildin daha düzgün, daha yumuşak, daha parlak ve daha esnek olmasını sağlar.
• Tükürük ve mide salgısında bulunarak, besinlerin sindirilmesinde görev alır.
• Su, emziren kadınlarda, süt üretimini artırır.
• Bağışıklık sisteminin görevini yapabilmesi için su gerekmektedir. Bu özelliği ile zinde ve dinç kalmada yardımcı olur.
• Eklemlerin kayganlığını sağlar.
• Su tüketimi azaldıkça, vücutta depolanan yağ miktarı artmaya başlar ve kilo alımı gerçekleşir.
• İçme suyu veya doğal kaynak sularının birçoğu bölgeden bölgeye degişmekle birlikte; bazı minarelleri içerir. Vücudumuz için gerekli olan minarellerin bir kısmını içtiğimiz sulardan elde ederiz. Bunlar içinde kalsiyum, magnezyum ve sodyum daha fazla miktarda olanlardır. Flor, iyot ve diğer eser elementlerin de bir kısmını içtiğimiz sulardan sağlarız.
Su tüketim miktarı çevresel ve kişisel şartlara göre değişir
Su tüketiminin sağlığımız için çok önemli olduğu yıllardır anlatılır. Peki günlük su tüketimi ne kadar olmalıdır? Bu konuda uzmanların farklı görüşleri olsa da çoğunlukla ortalama günlük su tüketiminin 2-2.5 litre olmasi tavsiye edilir. Bunu 8x8 yani gunde 8 defa 8 onz (250 ml veya bir su bardagı) su içilmesi şeklinde de duymuş ve okumuş olabilirsiniz. Bu miktarlar ortalama miktarlardır. İdeal olan ise su ihtiyacının kişinin durumuna ve mevcut hastalıklarına, hava sıcakliğına ve aktivite duzeyine gore ayarlanmasidir.
Günde ne kadar su tüketmeliyiz?
Su neden bu kadar önemli? Suyun faydaları neler? Su tüketimimizi nasıl artırabiliriz?
Neden su içmek bu kadar önemli? Daha fazla su tüketmek için ne yapmalıyız? Memorial Hastanesi’nden Uz. Dr. Selahattin Türen suyun sağlığımız açısından önemini anlatıyor.
Az su içenlerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozukluklukları görülebilir
Sağlıklı yetişkin bir erkekte vücut ağırlığının %60’ını, kadında %50’ sini su oluşturur. Bu oranlar yenidoğan bir bebekte %70- 75 iken yaşla birlikte azalır. İnsan beyninin % 95’i ve akcigerlerin %90’ını su oluşturur. Vücuttaki bütün sistemler, organlar ve hücreler yeterli su olmadan fonksiyonlarını sürdüremezler. Hücre içinde gerçekleşen bütün hayati metabolik olaylar ancak hücre içinde su yeterli ise gerçekleşebilmektedir. Vücut sıvısının %2 gibi küçük bir oranda azalması bile hafif yorgunluk, yakın hafizada hafif bozulma, dikkati toplamada ve yapılan işe odaklanmakta güçlüklere neden olur. Vücut sıvısının azalmasına basitçe “dehidratasyon” denir. Gün boyu devam eden hafif yorguluğun en sık nedenlerinden biri de hafif dehidaratasyondur.
Su neden yaşamın kaynağı?
-
Vücutta taşıyıcı göreve sahip olan su, hücrelere besin ve oksijen taşır, atıkları uzaklaştırır.
-
Böbreklerin toksik maddelerden temizlenmesine yardımcı olur.
-
Kan ve lenf sisteminin büyük bir kısmını oluşturur.
-
Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.
-
Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur.
-
Sıcak havalarda vücudu serin tutar ve soğuk havalarda vücut izolasyonu sağlar.
-
Yeteri kadar tüketildiğinde, cildin daha düzgün, daha yumuşak, daha parlak ve daha esnek olmasını sağlar.
-
Tükürük ve mide salgısında bulunarak, besinlerin sindirilmesinde görev alır.
-
Su, emziren kadınlarda, süt üretimini artırır.
-
Bağışıklık sisteminin görevini yapabilmesi için su gerekmektedir. Bu özelliği ile zinde ve dinç kalmada yardımcı olur.
-
Eklemlerin kayganlığını sağlar.
-
Su tüketimi azaldıkça, vücutta depolanan yağ miktarı artmaya başlar ve kilo alımı gerçekleşir.
-
İçme suyu veya doğal kaynak sularının birçoğu bölgeden bölgeye degişmekle birlikte; bazı minarelleri içerir. Vücudumuz için gerekli olan minarellerin bir kısmını içtiğimiz sulardan elde ederiz. Bunlar içinde kalsiyum, magnezyum ve sodyum daha fazla miktarda olanlardır. Flor, iyot ve diğer eser elementlerin de bir kısmını içtiğimiz sulardan sağlarız.
Su tüketim miktarı çevresel ve kişisel şartlara göre değişir
Su tüketiminin sağlığımız için çok önemli olduğu yıllardır anlatılır. Peki, günlük su tüketimi ne kadar olmalıdır? Bu konuda uzmanların farklı görüşleri olsa da çoğunlukla ortalama günlük su tüketiminin 2-2.5 litre olmasi tavsiye edilir. Bunu 8x8 yani gunde 8 defa 8 onz (250 ml veya bir su bardağı) su içilmesi şeklinde de duymuş ve okumuş olabilirsiniz. Bu miktarlar ortalama miktarlardır. İdeal olan ise su ihtiyacının kişinin durumuna ve mevcut hastalıklarına, hava sıcakliğına ve aktivite düzeyine göre ayarlanmasidir.
Yeterli su içip içmediğinizi test etmek için 3 küçük ipucu
-
Susuzluğunuzu gidermek için içtiğiniz su miktarının en az 2 katını tüketin.
-
Günboyu ve sık sık su için ve su içmek için susamayı beklemeyin.
-
İdrar renginiz koyu sarı renkli ise yeterli miktarda su içmiyorsunuz demektir. İdrar renginiz koyu sarıdan açik ve şeffaf renge dönüştüğünde yeterli miktarda su tüketiyorsunuz demektir.
Kimler daha çok su tüketmeli?
-
Yüksek proteinli diyetle beslenenler.
-
Lifli gıdalardan zengin beslenenler.
-
Bulantı kusma ve ishal ile sıvı kaybının arttığı zamanlar
-
Ağır fiziksel aktivite yapanlar
-
Çok sıcak ortamlarda olup, aşırı terleyen kimseler daha fazla su tüketmelidirler.
Su her zaman yaşam kaynağınız olmayabilir
Vücutta fazla miktarda sıvının olduğuna işaret eden durumlarda (bacaklarda ödem ve karında asit); kalp yetmezliği, böbrek yetmezligi, siroz ve kronik karaciğer hastalığı gibi zaman zaman sıvı alımının belli bir miktarla kısıtlanması tedavinin önemli bir parçasıdır. Bu gibi durumda olan hastaların doktorlarının tavsiyelerine uymaları daha doğru olacaktır.
Çay, kahve, kola suyun yerini tutmaz
İçeceklerin hiçbiri suyun yerine geçemez. Su, kalori içermez ve asiditesi yoktur. Kafeinli içeceklerin fazla tüketilmesi; çarpıntıya neden olurken; bu içeceklerin beraberinde fazla şeker ve krema tüketilmesi de gereksiz kalori alınmasına yani kilo artışlarına sebep olabilir. Ayrıca kafeinin idrar söktürücü özelliği de olduğundan fazla tüketildiginde önce sıvı alımı artmış olur, ancak daha sonra idrarla sıvı kaybı artar.
Kola ve benzeri asitli içecekler mideye rahatsızlık verdiği gibi; alınan asidin etkisini azaltmak için vücut çok fazla su harcamak zorunda kalır.
Su tüketiminizi artırmak için öneriler:
-
Su içmek için susamayı beklemeyin.
-
Yemeklerle birlikte ve yemek aralarinda su için.
-
8x8 kuralını unutmayın. Günde 8 kez 8 onz (240 ml, 1 su bardağı) su için.
-
Kendinize su içmek için güzel bardaklar ya da şık bir sürahi alabilirsiniz.
-
Çalışma ortamınızda ve evinizde belirleyeğiniz bölümlere “su iç” yazılı notlar asabilirsiniz.
-
Ofis bilgisayarınıza su hatırlatması programlarından kurabilirsiniz. Böylelikle siz işinize konsantre olmuş çalışıyorken, ekranda beliren su şişesi size su vaktinin geldiğini hatırlatır.
İçtiğiniz su miktarına dikkat
Uzmanlar tarafından çok su içilmesinin böbrekler ve vücut için yararlı olduğu söylemlerinin yanlış olduğu belirtildi.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yunus Erdem, çok su içilmesinin böbrekler ve vücut için yararlı olduğu söylemlerinin yanlış olduğunu belirterek, “Günlük 5-6 litrelik su içilmesinin önerilmesi böbrekler yönünden sağlıklı değildir ve bu miktarda idrar kısa ve uzun dönemde böbrek fonksiyonlarını bozabilir” özellikle bazı diet programlarıyla birlikte çok su içilmesinin önerildiğini belirterek, bu yolla toksinlerin vücuttan uzaklaştırılacağının iddia edildiğini günlük 5-6 litrelik su içilmesinin böbrekler yönünden sağlıklı olmadığını ifade ederek, bu miktarda idrarın kısa ve uzun dönemde böbrek fonksiyonlarını bozabileceğine dikkat çekti.
Su ihtiyacının mevsimlere, diete ya da harcanılan efora göre değişebileceğini önerimiz sağlıklı insanların susadığı zaman ve arzu ettiği kadar su içmesidir. Günde 1.5-2 litre idrar çıkarıyorsak bu yeterlidir. Daha fazla idrar miktarları zararlı olabilir” uyarısında bulundu.
KABARTMA TOZU KULLANILAN TATLILARDAN BİLE TUZ ALIYORUZ
günlük su ve tuz olmadan hayatın mümkün olmadığını ancak miktarların önemli olduğunu vurguladı. Sağlıklı bir insanda günlük 5-6 gram tuz alımının yeterli olacağını “Bu kadar tuz da tamamen doğal besinlerin içinde bulunmaktadır. Kabartma tozu kullanılan tatlılardan bile tuz alınmaktadır. Yalnızca bir ekmekte 5 gramın üstünde tuz bulunmaktadır” diye konuştu.
Türkiye’de önerilen miktarın ortalama üç katının tüketildiğine “Tuz kısıtlaması böbrek hastalarında da çok önemlidir ve hekimin önerdiği şekilde tuz kısıtlaması hem hastalıklarının ilerlemesini yavaşlatmada hem de kalp sağlıklarını korumada yararlı olacaktır” dedi.
HER YIL 100 BİN KİŞİ HİPERTANSİYONDAN HAYATINI KAYBEDİYOR
az tuz kullanımının insanları hipertansiyondan koruyacağını da belirterek, şunları ifade etti:
“Tansiyonumuz normal bile olsa tuz kısıtlanması yaparak tansiyonumuzun yükselmesini engelleyebiliriz. Özellikle gelişmiş toplumlarda tüketilen tuzun önemli bir miktarı hazır gıdalardan gelmektedir, sofrada yemeğe eklenen tuz toplam tüketilen tuzun ancak yüzde 15'idir. Yani sofrada yemeğe tuz eklememek az tuz tüketmek demek değildir.”
Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl yaklaşık 100 bin kişinin hipertansiyonla ilgili direk ve endirek nedenlerle hayatını kaybettiğine
|
|
|
|
|
|
|